Bir pazar günü
Aug 9 2009 Sabah yine isteksiz başladım güne. 10’da Metser'de bruncha gidecektim ve 9.45'te yataktan kalkıp bacaklarımı sürüye sürüye zorla gittim. Orada da hüzünlü bir tavır sergiledim ve kızlar bana sarıldılar. 12.45'te eve geldiğimde yapmam gereken işler vardı. Onlara yoğunlaşınca kısa sürede keyifsizliğim yok oldu. İşe yatak çarşaflarımı çıkarıp makineye atmakla başladım. Aslında bu çarşafları sanırım Cem'le beraber uyuduğumuzdan beri değiştirmemiştim, yani çok kirlilerdi. Metser dün Prosecco içerken bardaklar kokuyor demişti, mutfak adasının altındaki içki bardaklarının durduğu camlı dolabı sildim. Burada bana da güve kokusu gibi bir şey geliyordu. Bulaşık makinesini boşalttım. Biraz güneş açtığını görüp çarşafları bahçedeki büyük askıya serdim. Bembeyaz, çok hoş durdular. Bir makine de hassas beyazlar attım. Salonda ufak değişiklikler yaptım. Yuvarlak masayı kanepenin sağından soluna çektim. Televizyonu ileri alıp tahta kahve masasını televizyonun arkasına, bambu ...